DİSK-Akdeniz Bölge Temsilcisi ve DİSK/Genel-İş Antalya şube Başkanı Vedat Küçük, Antalya ve Akdeniz Bölgesi’nde çalışan emekçilerin yaşadığı sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu.


Küçük, emek ve demokrasi, işçi sağlığı ve güvenliği, işsizlik, sendikal haklar ile sosyal adalet başlıklarında değerlendirmelerde bulunarak mücadele mesajı verdi.

Küçük, demokrasinin yalnızca seçim dönemlerinde sandığa gidilmesinden ibaret olmadığını belirterek, çalışanların ve üretenlerin iş yerlerinde ve yaşamın her alanında karar süreçlerine katılmasının önemine dikkat çekti. Emeğin haklarının gerilediği bir ortamda gerçek demokrasiden söz edilemeyeceğini savunan Küçük, sendikal haklar ile demokrasi arasındaki bağa vurgu yaptı.

“Demokrasi olmadan sendikal haklar var olamaz; sendikal haklar ve örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınmadan da gerçek bir demokrasiden bahsedilemez” diyen Küçük, Antalya’dan adil ve demokratik bir gelecek için mücadele çağrısı yaptı.

“Çalışırken ölmek kader değil”

Açıklamasında işçi sağlığı ve güvenliği konusuna da geniş yer veren Küçük, özellikle turizm, inşaat ve tarım sektörlerinde çalışanların ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Yaz aylarında yüksek sıcaklıklarda çalışan emekçilerin ağır koşullar altında çalıştırıldığını belirten Küçük, iş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin yetersiz kaldığını savundu. İş güvenliği önlemlerinin bir maliyet kalemi olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Küçük, önlenebilir iş kazalarının ve ölümlerin sorumlularının hesap vermesi gerektiğini dile getirdi.

Küçük, “İşçi sağlığı ve güvenliği, üzerinden asla taviz verilemeyecek en temel insan hakkıdır” ifadelerini kullandı.

“Hayat pahalılığı emekçilerin belini büküyor”

Türkiye genelinde olduğu gibi Antalya’da da hayat pahalılığının çalışanlar üzerindeki etkisinin ağırlaştığını belirten Küçük, özellikle turizm ve tarım sektörlerinde çalışan emekçilerin ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Genç işsizliğine de dikkat çeken Küçük, üniversite mezunu gençlerin dahi iş bulmakta zorlandığını, iş bulanların ise güvencesiz ve düşük ücretli çalışma koşullarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

İşsizliğin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğunu savunan Küçük, geniş tanımlı işsizliğin yarattığı ekonomik ve sosyal tahribatın giderek büyüdüğünü ifade etti.

“Örgütlenmek anayasal bir haktır”

Sendikal hakların korunması gerektiğini vurgulayan Küçük, işçilerin sendikaya üye olmaları veya toplu sözleşme hakkını kullanmaları nedeniyle baskı ve işten çıkarma tehdidiyle karşılaşmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Küçük, Antalya başta olmak üzere turizm, belediye hizmetleri ve bölgedeki diğer sektörlerde sendikalaşmak isteyen işçilerin yanında olacaklarını belirterek, “Hiçbir baskı bizi örgütlenmekten ve haklarımızı savunmaktan alıkoyamayacaktır” mesajını verdi.

“Adil bir paylaşım düzeni kurulmalı”

Açıklamasının son bölümünde gelir dağılımındaki adaletsizliğe ve vergi sistemine değinen Küçük, Türkiye’nin ekonomik zenginliğinin önemli bölümünün emekçilerin alın teriyle üretildiğini ancak çalışanların bu zenginlikten yeterli payı alamadığını savundu.

Vergi yükünün ağırlıklı olarak sabit gelirli çalışanların üzerinde olduğunu belirten Küçük, kazancı yüksek kesimlerin daha fazla vergi vermesi gerektiğini ifade etti.

Küçük, açıklamasını “Az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınan adil bir vergi sistemi şarttır” sözleriyle sürdürürken, emeğin karşılığını aldığı, eşitlikçi ve insanca yaşam koşullarının sağlandığı bir Türkiye için mücadele edeceklerini belirtti.

Vedat Küçük, “Kölelik düzeninize teslim olmayacağız, emeğin Türkiye’sini kuracağız” mesajıyla açıklamasını tamamladı.